Fetönün Hkkndaki Mahrem İmamları” İddianamesi Hazırlandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ’nün Hava Kuvvetleri Komutanlığındaki “mahrem imamlar” yapılanması ve örgüte üye askeri personel hakkında hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede 157 kişi için 4’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 15 yıl hapis cezası isteniyor.

Fetönün Hkkndaki Mahrem İmamları” İddianamesi Hazırlandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosunda görevli savcı Müslüm Canbolat tarafından FETÖ’nün Hava Kuvvetleri Komutanlığındaki “mahrem imamları” ve örgüte üye askeri personeller hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Soruşturma sonucunda hazırlanan 596 sayfalık iddianamede, 76’sı “mahrem imamı”, 81’i askeri personel olmak üzere toplam 157 kişi şüpheli olarak yer aldı. İddianamede, daha önce haklarında 15 Temmuz darbe girişimine fiilen iştirak ettiği belirlenen ve haklarında soruşturma başlatılıp tutuklanan 46 şüpheli ile ilgili bilgilerin soruşturma yürütülen dosyalara aktarıldığı, iddianamede de haklarındaki tespitlerin anlatıldığı belirtildi. İddianamede, 157 kişi için “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme”, “cumhurbaşkanına suikast”, “Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme”, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme”, “silahlı terör örgütü kurma veya yönetme”, “silahlı terör örgütü üyesi olma” suçlarından 4’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 15 yıl hapis cezası isteniyor.

SORUŞTURMA FETÖ DARBE BAŞLIĞIYLA GELEN MAİ İLE BAŞLAMIŞ

Sefa Y. isimli bir kişinin mail hesabı üzerinden 28 Ağustos 2016 tarihinde “FETÖ darbe” başlığıyla gönderilen ihbarın incelenmesi neticesinde FETÖ’nün mahrem yapılanması ve bu yapılanma içerisinde faaliyet yürüten kişiler hakkında bilgilerin bulunduğunun görülmesiyle savcılık tarafından soruşturma başlatıldığı vurgulandı. 15 Temmuz’da FETÖ tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bağımsızlığını zayıflatmaya ve birliğini bozmaya, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya, görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye kalkışıldığı, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya, bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacıyla darbeye teşebbüs edildiği belirtildi.

“ÖRGÜTÜN TEMEL HEDEFİ DEVLETİN BÜTÜN ANAYASAL KURUMLARINI ELE GEÇİRMEK"

FETÖ’nün TSK içine sızan mensupları ve bunlara destek veren diğer örgüt mensuplarının FETÖ’nün en gizli ve en özel birimi olan Işık Evleri’nde yetiştirildiği vurgulanarak, “Bu evlerde ideolojik eğitimden geçen teröristlerin beynine vatan kavramı yerine ‘hizmet’, demokrasi yerine silahlı ya da silahsız her türlü hukuk dışı yol kullanılarak siyasal iktidarın ele geçirilmesi, halkın egemenliği yerine başında Fetullah Gülen’in olduğu ve ‘Başyüceler’ adlı oligarşik (aristokratik) özellikler taşıyan bir zümre eliyle egemenlik hakkının kullanıldığı bir yönetim biçimi işlenmiştir. Örgüt 1970’li yıllardan günümüze kadar uygulamış olduğu ’örgütlenme yöntemleri’, ’taktik’ ve ’stratejiler’ çerçevesinde bütüncül bir bakış açısıyla incelendiğinde uygulanan yöntemler değişse de amacının değişmediği, temel hedefinin Türkiye’de devletin bütün anayasal kurumlarını ele geçirmek olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda FETÖ’nün tabanında bulunan insanları istismar ederek kaynak ve meşruiyet devşirme, öğrenci seçme ekipleri ile topladığı gençleri bünyesindeki vakıf, Işık Evleri, okul, öğrenci yurtları ve dershaneleri marifetiyle özelleştirilmiş bir eğitim programına dayalı örgüt ideolojisi doğrultusunda yetiştirerek insan gücü elde etme, yurt, okul, dershane ve Işık Evleri’nde beyin yıkama metotları ile sorgulamayan, düşünmeyen, mutlak itaati esas alan yapıya bağlı insan tipi yetiştirme, devlet modeline uygun bir paralel örgütlenme ile gizlice başta siyaset, mülkiye, adliye, maliye, askeriye ve emniyet olmak üzere devleti tüm kılcal damarlarına sızmak suretiyle ele geçirme amaçlarına sahip olduğu görülmektedir” denildi.

İddianamede, paralel bir örgütlenme ile gizlice devletin tüm kılcal damarlarına sızan örgütün öncelikli amacının Türk Silahlı Kuvvetlerin stratejik/operasyonel birimlerinde kadrolaşmak olduğunun 15 Temmuz darbe girişimiyle birlikte netlik kazandığı ifade edilerek, “Mutlak iktidar ve güce hükmetme amacıyla hareket eden örgüt liderinin nihai emellerine ulaşmada en önemli basamaklardan bir tanesi de Türk Silahlı Kuvvetlerinin kontrol altına alınması olmuştur. Örgüt, TSK içerisinde de kendi kadrolarının önünü açmak amacıyla bürokrasi, üniversiteler ve diğer kurumlarda olduğu gibi önlerinde engel gördükleri kişileri bir takım dava ve suçlamalarla, haksız disiplin işlemleri ya da şantaj gibi değişik yöntemlerle tasfiye etmiştir” ifadelerine yer verildi.

(Abdullah Sarıca/İHA)



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Survivor 2017'nin Şampiyonu Kim Olacak?