Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan Neden Tek Başına Mücadele Ediyor?

Türkiye'nin en güzide ve nadir gelecek olan liderlerinden biri Sayın Başkan Recep Tayyip Erdoğan, peki sistematik şekilde Başkan'ı yanlızlığa sürükleyen yakın çevresi mi? Danışmanları mı? Yoksa kendi iç güdüleri doğrultusunda mı hareket ediyor? Hem bu konuya açıklık getirelim hemde 3 dönem kuralını konuşalım istiyorum. 

Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan Neden Tek Başına Mücadele Ediyor?

Bu gün televizyonda Sayın Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı gördüm. Gördüğümde içim sızladı, gençliğinden bu güne kadar tanıdığım bir insanın bir baba elinin nasıl yıprandığını ve nasıl tek başına bunca çile ve dert ile günden güne eridiğini gördüm. Güçlü ve vakur duruşunu kaybetmese bile yüzünden içindeki acı ve küskünlük okunuyordu. Gerek istanbul halkı gerek diğer şehirlerdeki halkın son seçimlerde yapmış olduğu tercih nedeniyle, gözünün nuru şehri kıymetini bilemeyeceklerinin endişesi yüzünden okunuyordu. Peki bütün bunların arkasından yatan gerçek ne? Neden bu duruma geldi ve neden günden güne Ak Parti içerisinde bir menfaat ve çatışma hali oluşmaya başladı. 

Son zamanlarda kulislerde Süleyman Soylu ve Berat Albayrak sesleri yükseliyor şimdi bu değerli bakanlarımıza karşı oynanan oyun neyin nesi? Sayın Başkan'a akıl vermek ne benim nede bir başkasının haddine değil. Ancak naçizane bu ülkenin müslüman bir türk evladı, bir vatandaşı ve ona değer veren bir insan olarak sanırım fikirlerimi paylaşmamda bir sakınca yok. 

Yakın tarihe bir bakalım. Parti'de olmayan kişilere ve yeni gelenlere aynı zamanda tecrübeli ve kaliteli olarak görülebilecek birçok kişinin partideki bazı kurallar ve kişisel çıkar ilişkileri nedeniyle uzaklaştırılmasına veya buna zorlanmasına kadar olan süreci bir gözden geçirelim. 

Ak Parti İçerisinde Olmayan İsimler
 

Efkan Ala (Hem bakanlığı dönemi hem millet vekilliği dönemi mükemmel geçmiş bir isim)
Bekir Bozdağ (Bence partinin beyin takımında olması gereken isimlerin başında geliyor ama yok)
Cemil Çiçek (Ak Parti'nin iftihar ile söz etmesi gereken isimlerin başında geliyor ama oda yok)
Mehmet Ali Şahin (Karizması kalitesi konuştuğunu bilen bir insan olarak olmazsa olmazlardan biri ama oda yok)
Beşir Atalay (Siyasi tecrübesi ve kalitesi ile olması gereken isimler arasında)
Veysel Eroğlu (Tecrübesi ve Siyasi Hayatı ile Ak Parti'de olması gereken biri)
Mehdi Eker (Siyasi tecrübesi ahlakı ve gerek bakanlığında gerek millet vekilliğinde saygınlığını her daim korumuş bir isim ama oda yok)
Faruk Nafiz Özak (Trabzonlu Türkiye'nin değerlerinden biri daha yine içeride değil)
Eşref Fakıbaba (Tecrübesi ve Siyasi Hayatı ile Ak Parti'de olması gereken biri)
Nabi Avcı (Bu isimler gerçekten bir değer Türkiye için yaptığı çalışmaları takip edin)

Vecdi Gönül  (Tecrübesi ve Siyasi Hayatı ile Ak Parti'de olması gereken biri)
Beşir Atalay (Tecrübesi ve Siyasi Hayatı ile Ak Parti'de olması gereken biri)
Fikri Işık (Bakanlığı döneminde de millet vekilliği döneminde de başarılı işlere imza attı)
Mehmet Müezzinoğlu (Başkanlık yaptığı dönemden de tanıyoruz bakanlık yaptığı dönemdende saygınlığı sevgisi itibarı olan bir isim)
Recep Akdağ (Kaliteli insanlar için söylenecek kaç söz var ise bence Recep bey hak eden isimlerin başında geliyor)
Taner Yıldız (Enerji Bakanlığı Millet Vekilliği ve Daha birçok konuda başarılara imza atmış bir isim)
Metin Külünk (Davası uğruna canını verecek kadar gözü kara, dürüst, sözünün eri, kaliteli, tamahkar, adam gibi adam, mazlumun yanında, cumhurbaşkanı için kendini siper edecek kadar gözü kara ve kaliteli bir insan şu anda partinin hiç bir kademesinde yok)

Şimdi bu saydığım isimler içerisinde elbette sevilen veya sevilmeyenler vardır. Ancak kimi 3 dönem kurbanı kimi ise Sayın Başkan'ı birilerinin yönlendirmesinin kurbanı oldu. Peki her ne koşulda olursa olsun biz bu kadroyu tekrar bir araya geçirmek için kaç seçim daha kaybetmeliyiz? Akil insanlar vardı bir zamanlar. Bu kadrodan daha akil bir topluluk var mı Ak Parti için? Ben olduğunu düşünmüyorum değerlerimizi korumalıyız derken sadece tarihi eserleri değil. Gerçek anlamda siyasi değerlerimizi de korumalıyız. Onların bize katacağı ticari tecrübe, ahlak, itibar, bilgi ve daha pek çok konuda katkısı ülkemiz ve vatanımız için bir öğreti bir ders niteliği taşımalıdır. 

Evet teknoloji yenileniyor, insanlar yenileniyor, toplum yenileniyor ve değişiyor. Ancak tecrübesiz bir siyasetçinin atacağı adımlar ile tecrübeli siyasetçilerin atacağı adımlar kesinlikle aynı terazide tartılamaz. Bu saydığım isimlerde öyle insanlar var ki Sayın Başkan Recep Tayyip Erdoğan için canını hiçe sayar. Gerçi her aklı başında Türk Evladı kendi değerini korumak için bunu yapar. Ancak burada dava ve itaat esastır. Birlikte bir yola baş koyduysanız o yolda birlikte yürüyorsanız. 

"Yola çıktığınız kişiyi, yolda bulduğunuz ile değiştirirseniz" siz daha yolun sonunu görmeden kendinizi yolun kenarında görürsünüz. Allah'ın adaleti şaşmaz. İster insanlar inansın ister inanmasın. Allah'ın adaleti ve terazisi her daim doğruyu insana gösterir. Bazen en yakınınızdaki kişiler size ihanet eder ama bunu göremezsiniz, yapmaz dersiniz, bazen insanlar sizi içten içe yıpratır. Eşiniz, çocuklarınız, arkadaşlarınız ve daha birçok kişi. Ayakta durmak zorunda olduğunuz için durup devam edersiniz yolunuza. Herşeyi gördüğünüz halde görmezden gelir, herşeyi bildiğiniz halde bilmezmiş gibi davranıp göz yumarsınız olan bitene. Ta ki; o isyan bayrağını çekeceğiniz ana kadar. 

Sayın Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın değil bu yapılan hatalar, alınan yanlış kararlar ve atılan yanlış adımlar. Belki dedimya bana düşmez bunları söylemek haddime değil belki, ancak naçizane bir vatandaş, müslüman bir türk evladı ve insan olarak şunu söylemek istiyorum. Yıkılmayın, dik durun, eğilmeyin inşallah. Allah sizi ve iradenizi başımızdan eksik etmesin. Eğer siz düşerseniz ülke düşer, siz düşerseniz bayrak düşer, siz düşerseniz bizde sizinle düşeriz. O yüzden kendiniz gibi gördüğünüz ve inandığınız bir insana sancağı devretmeden bizi bırakmayın. 



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Bu Sene Kim Şampiyon Olur?