Hakan ATABAŞ

Hakan ATABAŞ

Türkiye'de 250 Milyon TL Kredi'nin Kapısı Açıldı Ama!

Kredi; aslında bu kelimeyi düşündüğümde aklıma direk "HARAM" kelimesi geliyor. Ancak burada kullanılan "Kredi" kelimesine nasıl bir anlam katılıyor ise Türkiye'de ticari açıdan bakıldığında herkesin ihtiyacı olan para olarak algı yaratılıyor.

Kredi denildiğinde "FAİZ" aklımıza geliyor ancak kimse bu kısmını düşünmüyor, Peki sizce Kredi neden alınır? Neden Kredi alınmalı?

Aslında bunu açıklamak zor, bizim ülkemizde Kredi borç kapatmak için alınıyor, ancak Kredi aslında bir işi geliştirmek, büyütmek, daha ileri bir seviyeye taşımak yada üretimi arttırmak için kullanılır. Yani zararda gidiyorsuunz, borçlarınız birikti, düzenli harcamalar yapmıyorsunuz, şirketinizde mali açıklar oluşmuş ve dengesiz bir yapı hakim. Kara düzen yolunuza devam ederken ben bir kredi alıyım toparlarım diyorsunuz. Aslında yaptığınız şey sadece daha büyük bir yükün altına girerek kendinizi ve ailenizi zor durumda bırakmak. 

Akan bir musluk düşünün, bu musluktan gelen suyun kaynağını bilmiyorsunuz, ne zaman kesilebileceğini de ne yaparsınız? Benim yapacağım şey suyu düşünmek yada musluğu kapalı tutarak suyun akmasına engel olmak değil. Ben bidon satın alırım, su akarken bideonları doldurur ve onların muhafazasını sağlarım. Böylece su kesilse de bidonlarda olan su ile tekrar akacağı zamana kadar kendimi idare edebilirim. 

Bu mantığın farklı versiyonları olabilir. Ancak ne yazık ki, ülkemizde borçlu kişi sayısı oldukça fazla, Kredi Kartı borcu, Çek borcu, Tüccar'a borç, Çevre'ye borç ve daha bir çok borç şekli var. Kimi tefeciye kimi farklı alanlara borç yapmış durumda. Bu borçlar dağ gibi büyüyüp gidiyor. Mahalle bakkalına bile borçluyuz. Peki neden? Aldığımız ile verdiğimiz birbirini karşılamadığı için mi? Yoksa düzenli harcamalar yapmadığımız için mi?

Bir bakalım mı hep birlikte? Kafeler, Barlar, Sosyal Ortamlar, MC, AVM'ler insan kaynıyor. Dünya'nın hiç bir yerinde bizim ülkemizdeki kadar sıkılınca kendini dışarı atan bir millet daha yoktur. Avrupa'nın tamamını gezin Almanya hariç diğer ülkelerde bu kadar dışarda olan insan yoktur. Bizde ise saat 12-1-2 farketmiyor sürekli ordan oraya gezen ve gezdiği yerleri doldurup taşıran bir halk var. Taksim'den çıkıyor Beyoğlu'na, oradan çıkıyor Ortaköy'e Çamlıca'ya yani aklına neresi eserse oradan oraya para harcayarak kendini rahat hisseden bir halk oluştu. 

Sonrasında paran var mı? Yok! Kredi çekip iş kurmak isteyen, Kredi çekip borç ödemek isteyen, Kredi kartı kullanıp 1000 TL maaş alan ama 2000 TL kredi kartı borcu olan insan ile dolup taştıu ülke. Borç gırtlağı geçti artık. Böyle olunca Devlet ek tedbirler alıyor. Peki nedir bu ek tedbirler?

Devlet'in sunduğu bu kredi kolaylığı aslında piyasaya nakit paranın girmesini sağlamak, çünkü sürekli bir yere akıyor para, devlete. Sürekli devlete akan para bir süre sonra piyasada nakit akışını durdurur. Devlet'de ek tedbirler alarak piyasaya geri ödemesi uzun vadelerde faiz oranları çok düşük destekli kredi imkanları oluşturur. Bu sayede piyasa hareketlenir. Bu paraları alan kişilerin %40'lık bir oranı yeni iş kurmak yada iş geliştirmek için alıyor. %60'lık bir oranı ise Borç Ödemek için. aslında sadece Borcunu bir süre daha erteliyor.

Sonuç olarak yanlışlarımız var, eğitimsiz şekilde para harcıyor ve parayı kullanıyoruz. Ekonomide açıklar veriyor muyuz belki hayır belki de evet ama duruma bakılır ise biz para harcamayı bilmiyoruz. Böyle gelmiş böyle gider diyenler de olacaktır, sana mı kaldı diyenlerde. Ben naçizane düşüncelerimi paylaşıyorum. Kimsenin bunu ciddiye alması, kendine yön vermesi yada fikirlerimi saygıyla karşılamasını beklemeden bu yazıları yazıyorum. Haklı olmak, haksız olmak ya da insanların bu fikirlere eşlik etmesini sağlamak için değil. Doğru düşündüğümü ve doğru olduğuna inandığımı yazarak bu fikri paylaşabilecek kişilerin kendine çekidüzen vererek yanlış yapmasının önüne geçmek için bu makalelere yer veriyorum. 

Zaman herşeyin ilacı, görelim mevlam neyler, neylerse güzel eyler!

Allah'a ısmarladık.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Bu Sene Kim Şampiyon Olur?